İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Çin’e saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık vurgun yapıldığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesine yönelik 16 sanıklı davada esasa ilişkin mütalaa açıklandı. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Çağrı Koçoğlu ile taraf avukatları katıldı.

Cumhuriyet savcısının duruşmada açıkladığı esasa ilişkin mütalaada, Bietsan Bakır Pirinç Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi tarafından Çin’e yapılan 8 ayrı sevkiyatta toplam 326 konteyner dolusu külçe bakırın kaldırım taşlarıyla değiştirildiği ifade edildi. Sözleşme kapsamında ihracat bedelinin yüzde 90’ına karşılık gelen 32 milyon 400 bin doların tahsil edilmesi suretiyle haksız menfaat temin edildiği dosya kapsamındaki delillerle sabit görüldü.

Örgüt ve Sahtecilik Suçlarından Beraat Talebi

Savcılık, sanıkların eylemlerinin örgüt faaliyeti kapsamında emir-komuta zinciri ve süreklilik unsurlarını taşımadığı kanaatine vardı. Bu doğrultuda sanıkların ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘örgüte üye olma ve örgüte yardım etme’ suçlarından ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesi talep edildi. Ayrıca sahte olduğu iddia edilen belgelerin asıllarının ele geçirilememesi sebebiyle ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan da beraatları istendi.

Esasa ilişkin mütalaada, tutuksuz yargılanan Hasan Kayacıköse, Sinan Çokyiğit, Başak Yeşilbaş, Bora İbiş, Çağrı Koçoğlu, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ramazan Öner, Tayfun Gıcır ve Vedat Ulusoy’un fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek şirketi dolandırdıkları vurgulandı. Savcılık, bu 10 sanığın ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını talep etti. Diğer bazı sanıklar yönünden ise yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraat yönünde görüş bildirildi.

Mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri amacıyla süre tanınmasına ve eksik hususların giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçları, hukuki işlemlerin hileli davranışlarla aldatıcı bir biçimde kullanılması durumunda ağır hapis cezalarını öngörmektedir. Uluslararası ticaret ve ihracat uyuşmazlıklarında sözleşme şartlarının ihlali ve ürün manipülasyonu iddiaları adli makamlarca titizlikle incelenmektedir.