İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, İtalya’da Gazze’ye giden Küresel Sumud Filosu teknelerinde gözaltına alınan aktivistlere yönelik kötü muameleyle ilgili açılan soruşturma genişletildi. Roma Savcılığından yapılan açıklamada, uluslararası sularda gözaltına alınan aktivistlere uygulanan muameleler nedeniyle devam eden dosyaya İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın da dahil edildiği bildirildi.

Dosyada ayrıca 12 üst düzey askeri, polis ve cezaevi yetkilisinin de yer aldığı kaydedildi. Soruşturmanın, 2025 ve 2026 yıllarında İsrail güçlerinin Gazze’ye doğru giden aktivist teknelerini durdurması sırasında yaşanan işkence, adam kaçırma, yaralama ve soygun şüpheleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi. Şüpheliler arasında İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ile İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in de bulunduğu öğrenildi.

İtalyan Yasalarına Göre Yargılama Süreci

İtalyan yasaları çerçevesinde, yurt dışında İtalyan vatandaşlarına karşı işlenen suçlar için Roma’da yargılama yapılabiliyor. Soruşturma sonucunda suçlamaların haklı bulunması durumunda savcıların resmen yargılama talebinde bulunabileceği belirtiliyor. İlk Küresel Sumud Filosu, Eylül 2025’te Barselona’dan yola çıkmış, İsrail güçleri Ekim ayı başlarında uluslararası sularda filoyu durdurarak yüzlerce kişiyi gözaltına almış ve sınır dışı etmişti.

Soruşturmanın Arka Planı ve İddialar

İkinci misyon Nisan 2026’da Barselona’dan hareket etmişti. İsrail güçleri, 30 Nisan’dan 19 Mayıs’a kadar uluslararası sularda yaklaşık 50 gemide bulunan 430 kadar kişiyi gözaltına almış, son durdurmalar ise Kıbrıs açıklarında gerçekleştirilmişti. Gözaltına alınan 50 İtalyan vatandaşının şikayetleri üzerine İtalya’da adli süreç başlatılmıştı.

İtalyan savcılar, aktivistlerin dayak yediklerini, yaralandıklarını, ölüm tehditleri aldıklarını ve terörizmle suçlandıklarını aktarmıştı. İkinci misyonda yer alanlar ise karanlıkta dayak, elektroşok ve plastik mermi kullanımı dahil olmak üzere daha sert muameleler gördüklerini ifade etmişti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Uluslararası hukuk kurallarına göre, devlet yetkililerinin yabancı ülkelerdeki yargı süreçlerinde diplomatik dokunulmazlık statüleri ve evrensel yargı yetkisi prensipleri kritik bir hukuki tartışma alanı oluşturmaktadır. Bu tür soruşturmalar, ülkeler arası diplomatik ilişkilerde ve uluslararası deniz hukuku uygulamalarında önemli yasal ve siyasi sonuçlar doğurabilmektedir.